Aşırı sıcaklara dikkat !


3/7/2009 · Kategori: saglik


Amerikan Hastanesi Kalp-Damar ve İç Hastalıkları uzmanı
Dr.
 Sinan Özbayrakçı
, sıcaklığın ve nem oranının artması ile güneş ışınlarının direkt gelmesinin, özellikle kalp-damar, astım ve tansiyon hastası olanlar için büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.

Güneş ışınlarının özellikle cilt yanıklarına, ciltte kurumaya ve cilt kanserine neden olduğunu kaydeden Dr. Özbayrakçı, hava sıcaklığının artmasının da vücutta su kaybına, tansiyonun yükselmesine neden olduğunu belirtti. Dr. Özbayrakçı, bunlara bağlı olarak da kalp-damar hastalıkları ile felç ve enfarktüs geçirenlerin veya bu hastalıkları geçirme riski olanların çok dikkatli davranmaları gerektiğini vurguladı.

Nem oranının artmasıyla da astım, bronşit gibi akciğer hastalıkları ile yine kalp-damar hastalıkları olanların büyük risk altında olduklarını ifade eden Uzman Dr. Özbayrakçı, şöyle devam etti:

‘‘Sıcaklık ve nem oranının artması ve güneş ışınlarının direkt gelmesi, özellikle kalp-damar, astım ve tansiyon hastası olanlar için büyük tehlike oluşturmaktadır. Çocuklarda ise ishale neden oluyor. Su kaybına neden olan bu durumda çocuklar, süratle hastane şartlarında kontrol altına alınmalıdır.’’

Öğle saatlerine dikkat

Dr. Özbayrakçı, kalp-damar, astım ve tansiyon hastası olanların sürekli kendilerini izlemeleri ve anormal bir durum halinde doktorlarıyla bağlantı kurmaları gerektiğini belirterek, ‘‘Hava sıcaklığının arttığı dönemlerde, mümkün olduğunca serin yerler tercih edilmeli, yeterli miktarda sıvı alınmalı ve beslenme düzeyi de hafif tutulmalıdır. Direkt güneş ışınlarından mümkün olduğunca uzak kalınmalı, güneşin dik olduğu 11.00-15.00 saatleri arası güneşte kalınmamalı ve denize girilmemelidir’’ dedi.

Güzellik uzmanları, yaz aylarında cilt bakımının ayrı bir özen istediğini hatırlatıyorlar.

Cildinizin genç kalması için güneşe çıkarken şapka giymelisiniz. Yüzdeki çizgilerin kırışıkların çoğu, güneş ışınlarının marifetidir. Yüzünüzü güneşten iyi korursanız, kırışık ve çizgi sorununuz olmaz. Bu arada hasır şapka kullanmanızı tavsiye etmiyoruz. Güneş ışınları hasırların deliklerinden yüzünüze yansır. Yaz için kumaş şapkalar tercih edilmeli.

Yaz aylarında, cildinizin kurumasına da izin vermeyin. Bol bol su içmenin yanı sıra cildinize uygun nemlendirici uygulamadan sokağa çıkmayın. Cildi parlak gösteren ve etkisi hemen belli olan nemlendiriciler sizi dertten kurtarır.

Yaz sıcaklarında cildinizde küçük siyah noktaların çoğalması da bir tesadüf değil. Sıcak hava cildi etkiler. Gözenekler yağ hücreleriyle kapanır. Daha sonra da siyah noktalar ortaya çıkar. Cilt altındaki ölü hücrelerin temizlenmesine büyük özen gösterilmeli.

Güneş banyosu cilt kanserini önlüyormuş

Amerikalı bilimadamlarının son araştırmalarına göre, güneş ışınları bazı bünyelerde cilt kanserine yol açan hücrelerin kendi kendilerini yok etmelerini sağlıyor. Sağlıkla ilgili başka bir gelişmede ise ağır kalp hastaları doğrudan kalbe yapılan bir iğneyle tedavi ediyor.

Güneş banyosunun cilde zararı kadar yararı da olduğu belirlendi. Houston'daki Texas Üniversitesi'nde yapılan son araştırmalarda güneş ışınlarının cilt kanserine yol açtığı gibi bazı bünyelerde söz konusu kanser hücrelerinin kendi kendini yok etmesini sağlayan mekanizmayı harekete geçirdiği anlaşıldı.

Science dergisinin haberine göre, söz konusu mekanizmayı FasL adlı bir protein ateşliyor. Araştırmacı Laurie Owen-Schaub fareler üzerinde yapılan deneylerde aşırı miktarda güneş ışınlarının etkisine maruz bırakılan ve Fasl proteinine sahip olmayan hayvanların yüzde 70'inde cilt kanseri oluştuğunu bildirdi. Bu hayvanlarda, kanseri baskı altına alan p53 geni çalışmadı. FasL proteinine sahip farelerden yalnızca yüzde 5'inde cilt kanseri ortaya çıktı.

Owen-Schaub, söz konusu proteinin cilt kanserindeki rolünün keşfiyle hastalığa karşı daha etkin koruyucu önlemler alınabileceğini ve kimlerin cilt kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunu saptayabileceklerini söyledi. FasL proteini bulunan farelerde p53 geni bir komut vererek kanserli hücrelerin kendi kendilerini yok etmelerini sağlıyor. Cilt kanserinin ortaya çıkma ve yayılma mekanizmasının iyice öğrenilmesinin ardından öteki kanser türleri hakkındaki sırların da çözülmesi umut ediliyor.

Güneşi uzaktan sevin

Ozon tabakasına verdiğimiz zararı fitil fitil cildimizden getiren güneşle aramız, tıpkı vampirlerinki gibi bozuldu! Hani filmlerde görürüz, güneş gören vampir, nasıl da cayır cayır kavrulup yaşlanır. Vampir öyküleri elbette abartılı. Ama unutmayın aslında güneşin bize yaptığı bundan farklı değil. Biraz yavaş bir süreçle gerçekleşiyor o kadar.

Kötü haber: İnsan cildi 20'li yaşlardan itibaren yaşlanmaya başlıyor. Peki bu erken denilebilecek yaşlanmanın nedeni ne dersiniz. En başta güneş tabii ki. Güneşin artık eskisi gibi atmosferde süzülemeyen ultraviyole ışınları, ciltte iki şeye yol açıyor: Birincisi kanser riski, ikincisi ise yaşlanma.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Cilde, dişe, ayağa 'Tuz'


30/6/2009 · Kategori: guzellik



Tuz ile gelen güzellik...

Mikroplara ve enfeksiyonlara karşı vücudu koruduğu belirtildi. Cilt Denge Uzmanı Zeliha Köksal, tuzun cilt sağlığındaki önemine değinerek, "Tuz, ayak ve diş bakımının yanı sıra, yorgunluğu almada ve cildi güzelleştirmede çok önemlidir" dedi.

Köksal, tuz ve su olmadan hayati önem taşıyan hiçbir hücrenin görevlerini yerine getiremeyeceğini söyledi. Yüzyıllar öncesinden tuz ile yapılan ticarette altın ile tuzun aynı terazide ölçüldüğünü hatırlatan Köksal, "Tuz sadece hayatımıza lezzet katmıyor, bir de sıhhat, huzur ve mutluluk veriyor. Tuz hücrelerimizde biyokimyasal reaksiyonlardan geçiyor, vücut fonksiyonların da görev alıyor. Böbreklerimiz burada dengeyi sağlıyor, vücudumuzdan tuz kaybını engelliyor ve fazlalık olan tuz oranında vücuttan dışarı atıyor. Cildimiz için tuz çok önemli bir rol üstleniyor. Asitler, tuzlar ve sebum salgısı, sürekli cilt üzerinden cildin dışına atılıyor. Tuzlar, mikroplara ve enfeksiyonlara karşı korur" dedi.



Cilt, ayak, ve diş beyazlatıcılığı görevlerini de üstlenen tuz ile ilgili tarifler veren Köksal, "Cilt bakımı, yarım çay kaşığı ince öğütülmüş tuz, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı karıştırılır, temizlenmiş yüze ve dekolteye dairesel hareketler ile 2 dakika masaj yapılır. Etkisi ise, ölü derilerden arındıracak, onarım gücünü arttıracak, kan dolaşımını hızlandıracak ve cildi yumuşak hale getirecek. Ayak bakımı, ayak terlemesine karşı bir avuç tuzu sıcak suda erit ve ayaklarını suda beklet. Tuz yorgunluğu alır, yorgunluğa 4-5 avuç tuz küvete at ve 10 dakika dinlen. Etkisi, kan dolaşımına, onarımına ve ekzama gibi hastalıklara iyi gelir. Cildimize tuzlu buhar banyosu, iki yemek kaşığı tuzu kaynar suda eritip yüzünü havlu ile kapat ve 10 dakika yüzünü buhara tut. Cildiniz adeta nefes alıyor gibi hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı.

Yorum (0) Yorum yaz!

CİLTTEKİ ÇATLAKLAR


30/6/2009 · Kategori: guzellik


Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.

En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor

Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok  etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.   Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. İşte yolları:

1.       Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.

2.       Bol, bol su için. 

3.       A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.

4.       Spor yapın.

5.       Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.

6.       Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.

Yorum (0) Yorum yaz!

Çikolata Soslu Pasta


30/6/2009 · Kategori: pasta ve yemek tarifleri

Malzemeler
- 2 fincan süt
- 2 adet yumurta
- 2 fincan zeytinyağı
- 2 fincan tozşeker
- 2 fincan un
- 2 kaşık kakao
- 1 paket kabartma tozu
- Süslemek İçin:
- 1 paket kremşanti
- 1 paket çikolata sosu
- 1 litre süt
- Fındık ve hindistan cevizi
Çikolata Soslu Pasta
Süre:45 dk - 4 Kişilik
Yapılışı
Yumurta ile şekeri çırpıp, üzerine sütü, zeytinyağını, unu, kabartma tozunu ve kakaoyu  ekleyip çırpın. Yağlanmış borcama döküp fırında 25-30 dakika pişirin.

Bir taraftanda kremşantiyi tarifinde olduğu gibi hazırlayın. Çikolata sosunu da tarifine göre hazırlayın. Buzdolabında soğutun.

Fırından çıkan kek biraz soğuyunca üzerine kremşantiyi yayın. En üste de soğumuş olan çikolata sosunu yayın. Buzdolabında biraz beklettikten sonra servis yapın arzu edilirse üste fındık ve hindistancevizi serpin.

Yorum (1) Yorum yaz!

Boncuk Tatlısı


30/6/2009 · Kategori: pasta ve yemek tarifleri

Malzemeler
- 2 paket bisküvi
- 1 paket margarin
- 8 çorba kaşığı tozşeker
- 1 limon kabuğu rendesi
- Yarım limon veya portakal suyu
- 2 çorba kaşığı kakao
- Süsleme için :
- 2 çorba kaşığı çekilmiş şam fıstığı,fındık veya hindistan cevizi
Boncuk Tatlısı
Süre:25 dk - 8 Kişilik
Yapılışı
Bisküvileri ezerek toz haline getirin. Margarini eritip tozşekeri ilave edin ve karıştırıp bisküvilere ekleyin. Kakao, limon kabuğu rendesi ve limon suyunu ilave edip iyice karıştırın.

Hazırladığınız karışım sıcakken ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp top haline getirin. Dilediğiniz süsleme malzemesine bulayıp servis tabağına yerleştirin.

Not: Süsleme sırasında topların sıcak olmasına dikkat edin. Aksi halde süsleme malzemelerine bulamakta zorluk çekersiniz.

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::